| ÇAKALLI (ÇEQELA)
KÖYÜ Çakalli
Köyü,
aşağı yukarı milattan sonra 1000 ile 1200 yılları arasında Fırat nehrine
yakın Urfa Adıyaman Gaziantep üçgeninde kurulmuş keşfedilmemiş
doğa harikaları ve doğa güzelliği ile çok şirin bir köydür.
Tarihi
Hikayesi Aslında bizim köye gelen yani kökümüz olan Rahim’den önce en eski yerlisi ‘Zülfoğlu’ (Lawé Zülfo) diye bir beydir. Zamanla bunun yanına El (Ali) diye her işle ilgilenen bir hizmetçi gelmiş. Zülfoğlu bakmış ki çok dürüst, çalışkan ve efendi bir adam. Onu kendi özel hizmetine almış. Bu El beye çok büyük hizmetlerde bulunmuş. Hatta günün birinde köye gelen devlet tahsildarı amansız bir hastalığa yakalanmış ve köyde kaldığı süre içerisinde çok büyük hizmetler görmüş. Sağlığına kavuştuğunda gideceği zaman tahsildar Züloğlu Beye ‘senden bir isteğim vardır’ demiş. O da hemen peşinen demiş: ‘Benden El’i isteme de ne istersen iste’ demiş. O da ‘El’den başka ne isteyebilirim ki?’ demiş. ‘Fakat herhangi bir gün El’i senin ziyaretine gönderebilirim’ diyerek tahsildarı yolcu etmiş. Bahar gelmiş Lawé Zülfo yani Zülfoğlu El’e ‘atını hazırla, seni Istanbul’a tahsildar Mehmet beyin yanına ziyarete gönderiyorum’ demiş. El Mehmet beyin evine sora sora ulaşmış. Tahsildar Mehmet beyin hizmetçisi, Mehmet Bey’e El diye birisinin geldiğini bildirmiş. Bunun üzerine tahsildar Mehmet bey bulunduğu yerden ok gibi fırlayarak dışarıya çıkmış ve El’i bağırına basmış. O sıralar tahsildar Mehmet bey büyük bir baskına hazırlanmaktaymış. El bu baskına kendisini de götürmesi için Mehmet Beye ısrar etmiş. Mehmet bey de El’i kırmamış ve baskına onu da götürmüş. Baskında gösterdiği üstün başarıdan dolayı Mehmet Bey El’e Gazi ünvanını vermiş ve El Gazi (Ali Gazi) olmuş. El tahsildarın bütün kal ısrarlarına rağmen yine de köyü Çakallı’ya dönmek istemiş. Tahsildar Mehmet Bey verdiği hizmetler karşılığında El’e para ve mal teklif etmiş. El ise bunları red edererk; ‘Ben sadece BIZMEKAN ve XIRPIK’ın tapularını isterim’ demiş. Tahsildar da El’in bu isteğini yerine getirip onu köyüne göndermiş.
Atatürk şeyhzaderlerle
birlikte hareket ettiği için hocası yani Çakallı
köylü Zeki Paşa’yı katletmez Halep’e
sürgüne gönderir. Zeki Paşa burada üzüntü
ve kederden ayaklarını kaybeder ve sonra orada vefat eder. Tabi
Rahim’in torunları olan şu andakı kabileler: Köydeki
diğer kabileler: |